17 Temmuz 2014

SAP ERP ÖĞRENİMİ HAKKINDA

Vakt-i evvelinde "Bilgisayarlı Muhasebe" kursuna gitmiştim. Çok şey öğretileceğini düşünüyordum. LOGO LKS 2 ile ön muhasebe öğretilmişti. Mali tablolar, maliyet muhasebesi gibi alanlara hiç girilmemişti. Sadece cari hesap hareketleri, banka işlemleri, çek, senet vs... ERP dediğin bu muydu?

Yıllar geçti ve SAP adını duydum. Görebildiğim kadarıyla, büyük şirketlerin birçoğu SAP çözümlerini kullanmaktaydı. Hedeflerim varsa, SAP modüllerine en azından aşina olmalıydum. Uygun kurs araştırayım dedim, ama inanılmaz fiyatlar talep ediliyordu kurs görevlileri tarafından. Zaten eğitime katılmak neredeyse cüzdanı kaptırmakla aynı gibi canım ülkemde.

Maddi açıdan uygun ve bana bir şeyler öğretebilecek uzaktan eğitim sitelerini araştırmaya karar verdim. Uzaktan eğitim ve aynı zamanda interaktif olmalıydı. Yani dokümanları indir ve oku şeklinde olmamalıydı. Ve aynı zamanda İngilizce olmalıydı. Böylece com2learn ile tanışmış oldum. Ve SAP FI-CO (Finansal Muhasebe ve Maliyet Muhasebesi) modüllerini satın almış oldum. Zamanla diğer modüller de neden olmasındı ki...

Şu an çalıştığım bankanın BYS'si elbette karışık bir yapı ve SAP da bundan daha karışık olmamalı, ama bilmeniz beklenebilir, yani bilmeniz için size süre verilmeyebilir yarın başka bir kariyer yolu seçtiğinizde. Ve ilgili eğitim sadece okuma üzerine kurulu değil. Siz de örnekler yapmak zorundasınız, yoksa eğitim ilerlemiyor.

Tekrardan geçmişe dönelim... SAP FI CO modülünü aldıktan sonra birtürlü devam ettirememiştim. Geçen ay yetkili kişiye e-posta yolladım ve ödemeyi yapmama rağmen, eğitimi tamamlayamadığımı belirtmiştim. Bir Danimarka şirketinin eğitim hizmeti... Bay Ole Nielsen eğitimi bana tekrardan tanımladı ve başladım. Önce Asset Accounting bölümünden başladım ve dört bölümü bitirmiş oldum. Cidden ayrıntılı bir eğitim ve üniversite yıllarıma tekrardan dönmek zorunda kaldım; zira muhasebe bilgilerimi tazelemek tek başına yeterli olmadığı gibi, kavramların İngilizce'sini de tekrar hatırlamak zorundayım. Muhasebe denetimi zaten çok önemli bir alan. Bu eğitim sayesinde, muhasebe bilgilerim tazelenmiş olacak.



Finansal muhasebe, mali tablolar analizi ve maliyet muhasebesi bilgilerimi canlandırmak ve hatta şahlandırmak zorundayım, zira muhtemel iç denetim görevlerinde çok önemli alanlar... Toplamda beş kitaptan oluşan canlandırma planım hazır. İlk kitap için kitapyurdu bana yardımcı oldu: Financial Accounting, Prof Dr Mehmet Sayarı, Gazi Kitabevi...

Velhasıl, SAP eğitimi düşünüyorsanız; tavsiyelerim bunlardan ibaret. Benim için faydalı ve eğitici bir süreç olacağına inanıyorum.

9 Temmuz 2014

HOBY DEDİĞİN NASIL OLMALI?

Yabancı kökenli ve eğreti bir kelime "Hoby", ama gecenin şu saatinde ikamesini bulamadım. Mazur görün!

İnsanlara hoby'lerin nedir diye sorulduğunda, alınan yanıtlar aşağı yukarı belli: Yürümek, kitap okumak, bilgisayar kullanmak vs... Yurdum insanı çok mütevazi hoby'lere sahip, zira hoby dediğiniz para ile +1 korelasyon katsayısına sahip.

Yeterli param ve zamanım ve cesaretim olsa, bence şunlar hoby:

1) Bol bol yurtdışına gideceksin. Özellikle gemiyle... Hanımla konuştuk ve nasip olursa, ileriki yaşlarda gemiyle dünya turu istiyoruz, ama keşke genç yaşlarda mümkün olabilse. Ama çok zor... Atlayacaksın gemiye ve okyanuslara açılacaksın. Birkaç ay sürecek bir gemi yolculuğu ve dünyanın farklı yerlerine günlük ziyaretleri de içerecek. Mesela İskandinav ülkelerinde Kuzey Işıkları'nı seyredeceksin, İzlanda'da muhteşem sıcak su kaynaklarını gözünle göreceksin, İtalya'da Venedik'te kanallarda sakince tekneyle dolaşacaksın, Mısır'da ukala Firavun eserlerini göreceksin, Saint Petersburg'ta akşam kahvesi içeceksin vs..

2) Doğa yürüyüşüne katılacaksın ve küçük çadırını kurup, dağın başında sabahlayacaksın. Elbette tek kişi olmaz! Kalabalık bir insan topluluğu... Yoksa gecenin karanlığında dışarda bir ses duysan veya kurtlar ulusa, ister istemez insan ürperir. "Doğada Tek Başına" ve "Ultimate Survival" beni tahrik edip duruyor. Bu hoby inşallah 40'lı yaşların başında gerçek olacak.

3) Belki garip gelecek, ama paten kaymayı çok isterdim. Bir belgesel seyretmiştim. AB ülkesinin birinde, insanlar patenle işe gidiyor. Trafik derdi yok, bisikletin sınırlamaları yok vs... Üfül üfül hava, hız, cesaret vs.. İnsanlar işe gelince, duşlarını alıyorlar ve takım elbiselerini giyip, işe başlıyorlar. Benim ülkemde mümkün mü? Pek de değil! En başta, birsürü insan laf atıp, sinirlerinizi felç edebilir. Sonra, köpekler peşinizden koşup, havlayabilir. Ve mizahı bırakalım, yollarımız müsait değil. Kaldırımlar da aynı şekilde... Yolda devam etseniz, sadist ruhlu sürücüler sizi korneyle taciz edecektir. Ama keşke mümkün olsa... Bisiklete göre daha özgür, zira bisiklete göre manevra yeteneği daha fazla.

4) Maket gemi yapabilmek... İşte bu mümkün! Masamın bir köşesinde malzemelerim olsun ve kendi küçük gemimi yavaş yavaş yapayım. Mümkün, ama sabitlenmem gerek. En başta, bir kursa gitmeliyim. Bu hoby umarım ki çok fazla vakit geçmeden gerçek olacak.

5) Yamaç paraşütü... Kanatlarımın olmasını çok isterdim, ama madem kuş olamadım:) E o zaman, yamaş paraşütü ne güne duruyor?

6) Teleskopla uzayı incelemek. İyi bir teleskop satın almak istiyorum. Elbette Hubble olamayacak, ama en azından yıldız kümelerini vs. seyredebilmek istiyorum.

Umarım ki yeterli param, zamanım ve cesaretim olur ve hoby'lerim hayallerimde kalmaz.

İKİ VEDAT VARMIŞ

Tevafuk mu dersiniz, tesadüf mü dersiniz, bilemiyorum.

Ama bence Allah'tan gelen bir tevafuk!

Temmuz 3'te oğlumuz Vedat Musab 1 yaşını doldurdu ve Temmuz 5'te olişin dedesi, yani babamın ölüm yıldönümü... Yani Allah bir Vedat'ı aldı ve yerine bir Vedat'ı verdi.

Rabbim, hikmetinden sual olunmuyor.

Ve diğer tevafuk!.. Oğlumla aramdaki yaş farkı babamla aramdaki yaş farkıyla aynı... Bu da ilginç bir tevafuk.

Bu iki tevafuku açıklamak cidden zor.

Baba, artık oğlun da bir baba oldu ve oğluna senin adını verdi. Sen aramızdan 1993'te ayrıldın ve 2013'te senin adını taşıyan torunun doğdu. Sisler arasında kalsan bile, hatıran kalpte... Yazılacak çok şey var, ama paylaşmak istemiyorum daha fazla. Rahat uyu!

6 Temmuz 2014

PROJE YÖNETİMİ HAKKINDA

Uzun bir makale yazmayı düşünmüyorum. Zaten proje yönetim uzmanı da değilim. Sadece en kısa sürede, en az kaynakla "proje yönetimi" konusunda kendimizi nasıl geliştirebiliriz, buna odaklanacağım.

Öncelikle, bakıyorum insanlara, ilgili veya ilgisiz çok sayıda insan PMP olmak için çabalıyor. Dur arkadaş, ülkenin elektrik üretimine katkıda bulunacak büyük bir barajın proje yöneticisi misin? Hayır!.. Olsa olsa, çalıştığın şirkette bir proje takımının içinde olabilirsin. Örnek: Elektrik giderlerinin azaltılması projesi... Elbette kurum içi projelerde görev almak çok kıymetli bir şey, ama bunun için PMP olmaya, bu unvanı alabilmek için yığınla para ve zaman tüketmeye gerek yok. İktisat biliminin temek kaidesi: Kıt kaynaklar...

Peki, proje yönetimi bakkal defteri kullanarak mümkün mü? Evet, projeden fayda elde etme ihtimalini azaltmak istiyorsanız, why not? Demiyorum ki PMP olmayın ve bu konu çok basit! Hayır, herkesin PMP olmasına gerek yok diyorum sadece.

Proje yönetimi nedir, bu konuyu biraz irdelemek gerek. Proje yönetimi ile ilgili çok sayıda eğitim bulabilirsiniz ve bu eğitimlere birkaç bin TL para da verebilirsiniz, ama ben vermem! Ne mi yapıyorum peki? Çalıştığım bankanın bana verdiği imkanla, http://www.myenocta.com/ adresinden "Proje Yönetimi" eğitimini kendime atadım. Sıfır maliyetle, yazılı ve sesli kaynak temin etmiş oldum.

Peki, proje yönetimi için çok pahalı yazılımları satın almaya gerek var mı? En başta demiştim, baraj inşaatı proje yöneticisi değiliz. Online MS Project eğitimi satın aldım 40 TL vererek ve bu eğitimi tamamlamaya çalışıyorum. Zaten MS Project iş bilgisayarımda kurulu. Yani yazılım satın alma derdim de yok. Toplamda 40 TL ile proje yönetimi hakkında ortalama bir düzeyde bilgi sahibi olmayı amaçlıyorum. Bu sayede, çalıştığım veya çalışacağım şirketlerde eğer bir projenin beyin takımı içinde olursam, söyleyecek sözüm olacağına inanıyorum.

Sözün özü: "Asgari maliyetle kişisel gelişim fırsatlarını araştırmak gerek!".