CIA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CIA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2013

TEKRARDAN MERHABA

Aylar sonra merhaba... Hayattayım ve nefes alıyorum:) Yoğunluk, zaman darlığı ve teknik imkansızlıklar vs. derken, yazamaz olmuşum. CFE olduğumu da belirteyim. Birazcık kendine güven ve zaman ayırma... Sırada inşallah CMA var. Ama CMA için ciddi okumalara ihtiyacım var. CIA'yı şimdilik erteledim. CFE ve CMA ile mesleki yeteneklerimi pazarlamak istiyorum... Yanına SQL, sistem ve ağ uzmanlığı eğitimlerini vs. katarak adımlar atmalıyım... Bu arada sabahın 6'sı bile olmadı, ama sela sesi geliyor. Demek ki bir çift göz daha kapandı. Ölüm... Bir yanda umutla dolu olan ben, diğer yanda okunan sela ve toprağa düşecek bir beden... Allah günahlarını bağışlasın...



TURMOB ve SMMM'ler sinirimi bayağı bozuyor. Neden mi? Her şeyi sahiplenmeye çalışıyorlar. İç denetim, hile denetimi, adli muhasebe... Ya arkadaş, boşa mı CFE olduk? TURMOB'a inat, CMA da olacağım ve belgemin fotokopisini TURMOB'a hediye olarak yollayacağım. Küresel düşünün biraz! Her adımda bir SMMM... Her şeyi sahiplenmelerine ne demeli? Sizin belgeniz Edirne'nin ötesinde bir işe yarar mı? Ama suç sadece onlarda da değil. CFE, CIA, CMA vs. ne bilmeyen ve hatta bön bön yüzünüze bakan patronlarda da... TURMOB yakında SMMM'lerin uzman doktor hükmünde olduğunu da iddia eder bu kendine güvenle... SMMM olmayacağım işte! CMA, beni bekle...

Güzel bir sözle şimdilik veda edeyim mi?.. Maharet Sırat'ın üzerinde dans edebilmektir, düz zeminde değil...

8 Mart 2011

BANKACILIK HAKKINDA ACI GERÇEKLER

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na takılmadan ve mümkün olduğunca kimseyi incitmeden, bankacılık hakkında acı gerçekleri buraya ekleyeceğim.

Acı Gerçek 3:
Kimse kimseye bedava para vermek zorunda değildir. Bankalar hayır kurumu değildir ve elbette makul seviyelerde faiz veya vade farkı işletilebilir, ama bankaların bazı gelir kalemlerini anlayabilmenin imkanı yok. Örnek mi? Cari hesap işletim ücreti, kredi kullandırım faizi/kar payı haricinde tahsil edilen dosya masrafı, zorunlu hayat sigortası primi vb... Bankalar çağdaş tefeciliğe özeniyorlar gibi. Başıma gelen bir olayı anlatayım. XYZ bankasının kredi kartını kullanıyorum, ama cari hesabını kullanmıyorum. Kredi kartına EFT yaptım ve gelecek ayların borçlarını da kapamak istedim. XYZ bankası çok zeki ya, kredi kartına yolladığım paranın bir kısmını cari hesaba yolluyor ve cari hesap işletim ücreti kesiyor. Bu hırsızlık değil mi? Evet, bazı bankalar çağdaş tefeci gibi çalışıyorlar. BDDK'nın bu tür bankaları izlemesi, uyarması ve hatta cezalandırması gerekli.

Acı Gerçek 2:
Pazarlamacı olmayanlara kariyer yolu her an kapatılabilir. Gideceksiniz ve şubede iyi bir pazarlamacı olacaksınız. Bazı büyük bankalarda istisnalar olabilir, ama size verilen değer sadece ve sadece şunlara bağlıdır: İyi pazarlama, yüksek kar ve sağlam portföy... Peki şubecilik değerli midir? Hayır... Şubecilere değer verilmez, ama şubecinin kazandırdığı tatlı paraya değer verilir.

Acı Gerçek 1:
İç Kontrol hiçbir zaman Teftiş Kurulu ile aynı kabul edilmeyecek. Teftiş Kurulu büyük abidir ve İç Kontrol küçük kardeştir. Büyük abi küçük kardeşi her zaman dövme hakkına sahiptir. Uluslararası kariyer anlamında veya denetim alanında kariyer anlamında, hangi birimde tecrübeniz olduğu çok önemli olmayabilir; çünkü CIA, İngilizce ve yüksek lisans gibi artılar sizi öne çıkartacaktır. Ama şunu demek istiyorum: Bankaların İç Kontrol çalışanları, duyun sesimi ve kendinizi müfettiş olarak hissetmeyi bırakın. Tamam, canlı ve çalışkan yapınızla Teftiş Kurullarından daha faydalı da olabilirsiniz, ama tekkeyi bekleyen çorbayı içer! Yasada ve yönetmelikte sizin unvanınız ne? "İç Kontrol Elemanı"... Güzel unvan mı istiyorsunuz? Alın, işte: "Yandan Çarklı Müfettiş" veya "Müfettişin Yandan Yemişi"... Acı, ama gerçek bu... İç Kontrol küçük kardeş ve Teftiş Kurulu büyük abi... Büyük abi küçük kardeşi her zaman dövebilir.

DEVAM EDECEK

17 Ocak 2011

2011 MESLEKİ GELİŞİM YILI OLMALI

Soru: Maddi ve manevi sıkıntıları yoksa, bir sahaf mı daha mutludur, bir bankacı mı?

Ocak 2011 geldi de geçiyor... Benim için 2010 yılı nasıl mıydı? Kişisel yönleri bir tarafa bırakalım, mesleki tatmin ve gelişim anlamında verimsiz bir yıldı! Yüksek lisans, SQL, CIA, SPK Kredi Derecelendirme, TOEFL vb. için küçük adımlarla ilerledim, ama bir bakmışım ki yerimde saymışım ve hatta geriye dönmüşüm. Kayıp bir yıl...

Bugün kendim için güzel bir şey yaptım: SPK Kredi Derecelendirme lisanslama sınavına hazırlanmak için iki kitap siparişi verdim. Oldukça zor bir sınav ve en az üç yıl bankacılık deneyimi gerektiriyor. Sınav Mayıs 2011'de ve oldukça zorlanacağım. Olsun, irade beyan etmek ve ilk adımı atmak önemli. Lisanslama sınavının ana başlıkları şunlar:
1-Genel Ekonomi ve Mali Sistem
2-Sermaye Piyasası Hukuku ve Anonim Şirketler Hukuku
3-Kredi Derecelendirmesi ve Finans
4-Muhasebe ve Finansal Raporlama

Yüksek lisans mı? "Denetim ve Muhasebe Yüksek Lisans" hayalim, ama yaşadığım şehirdeki üniversitelerde yok ki... E-Master mantıklı bir seçim olabilir, ama sadece e-mba seçeneği mevcut. E-MBA fikri çok cazip gelmiyor, fakat zaman ve para önemli kısıtları oluşturuyor. Bu bağlamda, Çukurova Üniversitesi e-mba uygun bir fırsat oluşturuyor gibi; çünkü dönemlik fiyatı 2,000 TL. Bu fiyattan daha uygun bir seçenek olabileceğini sanmıyorum. İlgili programın ders planını aşağıya ekliyorum:

I.DÖNEM:
-Yönetim ve Organizasyon
-Pazarlama Yönetimi
-Mali Tablolar Analizi
-Finansal Yönetim

II.DÖNEM:
-Üretim Yönetimi
-Sayısal Karar Verme Teknikleri
-Stratejik Yönetim
-Seçimlik Ders(Tercihim:Yöneticiler İçin Finansal Piyasalar)

III.DÖNEM:
-Dönem Projesi
-Seçimlik Ders(Tercihim:Örgütsel Davranış ve Liderlik)
-Seçimlik Ders(Tercihim:Yönetsel Muhasebe)

Bütün bunların ötesinde, özel sektörün pençelerinden sıyrıldığımda ve maddi olarak belli bir birikime ulaştığımda, acaba ne mi yapmak isterim? Bir sahaf dükkanı açmak... Yerden tavana kadar kitaplar, kışın soğuğunda bile sımcıcak bir mekan, kitap kurdu müdavimler, semaverde demlenen bergamotlu çay, ziyarete gelen dostlar ve bol bol kitap okuyan Mustafa...



Özetle, bütün mesele şu: Üretken ve verimli olamadığımı hissediyorum. İste dosyaları, yeşil kalemle çentik at, bulduğun eksikliği raporla... Bu beni ,mesleki anlamda, tatmin etmiyor. Analiz yapmak, proje üretmek ve derinlemesine sorgulamak istiyorum...